Köken: Türkçe
Ağaçların dalları; bir şeyin uzantısı veya parçası.
Köken: Türkçe
Danışma, bilgi alma veya görüşme amacıyla başvurulan kişi.
Köken: Türkçe
Bir şeyin ölçüsü veya karşılığı olarak kabul edilen, bir nesnenin veya kavramın sahip olduğu özellik.
Köken: Arapça
Üstün zeka veya yetenek.
Köken: Türkçe
Deniz, büyük su kütlesi; okyanus veya deniz gibi su alanı.
Köken: Türkçe
Deniz gibi geniş, engin, derin; denizle ilgili olan.
Köken: Türkçe
Dere, suyun aktığı doğal yol.
Köken: Türkçe
Derin, fiziksel veya soyut anlamda derinlik, derin olan; içi dolu, anlamlı.
Köken: Türkçe
Şifa, tedavi.
Köken: İngilizce
Küçük, sevimli, ya da genç olan.
Köken: Türkçe
Bir ülkenin yönetim organı veya otoritesi; kamu düzenini sağlamakla görevli olan siyasi yapı.
Köken: Türkçe
Dönüş, devinim; zamanın akışı.
Köken: Türkçe
Değişim, dönüşüm; genellikle toplumsal veya siyasi alanda köklü değişiklikler anlamında kullanılır.
Köken: Türkçe
Dik bir şekilde, yüksekte olan; eğilmeden, bükülmeden.
Köken: Türkçe
Dilek, istek, arzu anlamına gelir.
Köken: Türkçe
Dilge, 'dil' kökünden türetilmiş olup, 'dil gibi nazik, ince' anlamına gelir.
Köken: Türkçe
Dil ve konuşma ile ilgili olan; dil ile ilgili.
Köken: Türkçe
Dinç ve güçlü olan; sağlıklı.
Köken: Türkçe
Güçlü, dayanıklı, kuvvetli.
Köken: Türkçe
Düzen, huzur, refah.
Köken: Türkçe
Doğanın, doğal olanın, çevrenin ve tabiatın genel adı.
Köken: Türkçe
Doğanay ismi, 'doğa' ve 'ay' kelimelerinin birleşiminden oluşur; doğanın güzelliklerini simgeler.
Köken: Türkçe
Doğu yönü; coğrafi olarak doğu tarafı.
Köken: Türkçe
Dolunay zamanı, ayın tam yuvarlak göründüğü dönem.
Köken: Türkçe
Ay'ın tam yuvarlak görünümde olduğu evre.
Köken: Türkçe
Dölen, genellikle bir şeyin döngüsel olarak tekrar etmesi veya bir şeyin dönerken yaptığı hareket anlamında kullanılır.
Köken: Türkçe
Durmak fiilinden türetilmiş, hareketsiz kalmak, durma eylemini ifade eden bir isim.
Köken: Türkçe
Sakin, durgun; huzurlu.
Köken: Türkçe
Duygu, bir kişinin hissettiği içsel durum veya his.