Köken: Farsça
Beyaz doğan kuşu; yiğit, çevik, cesur; şahların en iyisi.
Köken: Arapça
Aracı olma, yardım etme; birinin suçunun bağışlanması için dilekte bulunma.
Köken: Öz Türkçe
Ulu, büyük, saygın; Çin’in kuzeyinde devlet kuran kadim Türk boyunun adı.
Köken: Arapça
Hekim, doktor; dertlere çare bulan; uzman ve bilge kişi.
Köken: Türkçe-Arapça
Taç al, hükümdar ol; zafer kazan ve başa geç.
Köken: Arapça
Dinin tacı, inancın en yüksek mertebesi; şerefli ve yüce mümin.
Köken: Arapça
Taçla ilgili, taca ait; hükümdar soyundan gelen; saygın ve seçkin.
Köken: Arapça
Taç giydirme, hükümdar yapma; yüceltme, onurlandırma.
Köken: Arapça
Ticaret yapan, tüccar; alışverişte dürüstlüğüyle tanınan; hayatı akıllıca yöneten.
Köken: Arapça
Dinin tacı; inancın en yüksek mertebesi ve onuru.
Köken: Farsça
Taç sahibi, hükümdar; taç giymiş ulu kişi.
Köken: Türkçe
Dayı, anne tarafından akraba; saygın ve koruyucu büyük.
Köken: Arapça
Kur'an-ı Kerim'in 20. suresinin adı; gizemli harflerle (Huruf-u Mukatta) başlayan, 'Ey İnsan' manasına geldiği düşünülen hitap.
Köken: Arapça
Kur'an'ın kalbi ve iki büyük surenin adı; ey insan, ey seçilmiş kişi.
Köken: Arapça
İz süren, takip eden; kararlı ve sonuç odaklı kişi.
Köken: Arapça
Temiz, pak, lekesiz; günahlardan arınmış; asil.
Köken: Arapça
Güzelleştirme, beğenme; bir şeyi iyi ve güzel yapma; takdir etme.
Köken: Arapça
Tövbe eden, hatasından dönen; pişmanlık duyup doğru yolu bulan.
Köken: Arapça
Değer verme, beğenme; yazgı, kader; ilahi ölçü.
Köken: Arapça
Allah'ın küçük ve sevgili kulu; tevazu sahibi mümin.
Köken: Öz Türkçe
Yüksek, ulu; üstün, erişilmez yiğit; sarsılmaz asil.
Köken: Türkçe
Çok güzel, en iyi, mükemmel; seçkin ve becerikli yiğit.
Köken: Türkçe
Geniş vizyonlu, engin ruhlu; ufuk ile denizin birleştiği o sonsuz nokta.
Köken: Türkçe
Ufuktan doğan, şafakla gelen; umut vadeden aydınlık gelecek.
Köken: Türkçe
Tanrı, ilahi güç; ulu, yüce; her şeye kadir olan.
Köken: Türkçe
İyilik, şans, talih; bereket getiren; kutlu ve müjdeli olay.
Köken: Türkçe
Kutsal, mübarek; temiz, saf; iyi huylu ve dürüst kişi.
Köken: Arapça
Ahitleşme, sözleşme; sadakat ve bağlılık; Medine yakınındaki kutsal Uhud Dağı.
Köken: Arapça
Kardeşlik, dostluk; samimi ve manevi bağ.
Köken: Türkçe
Akıl, zeka, idrak; kavrayışı yüksek ve uyanık kişi.
Köken: Türkçe
Haberci, elçi; devletin gizli ve önemli mesajlarını taşıyan güvenilir kişi.
Köken: Türkçe
Birbirine bağlı, ekli; dizi, sıra; toplumsal düzen ve süreklilik.
Köken: Türkçe
Birleştiren, ulaştıran; bağı koparmayan; hür ve soylu yiğit.
Köken: Arapça
Kulcuk, sevgili kul; tevazu sahibi ve yaratıcısına bağlı kişi.
Köken: Arapça
Allah'ın kulcuğu, Allah'ın sevgili kulu.
Köken: Türkçe
Bilge, akıllı; baykuş (geceyi gören bilgelik sembolü).
Köken: Türkçe
Onur, şeref; saygın ve dürüst kişi.
Köken: Arapça
Saçı gür olan; bir şeyi iyi araştıran; müjdelenmiş sahabi (Hz. Ukkaşe).
Köken: Türkçe
Paylaşım, pay; birleştirici, bölüştüren; cömert ve adil.
Köken: Türkçe
Batan güneş; günün sonundaki kızıllık; huzurlu bitiş.
Köken: Arapça
Dostlukla, alışkanlıkla ilgili; cana yakın ve samimi.
Köken: Türkçe-Arapça
Ülfet eden yiğit; dostluğuyla tanınan kahraman.
Köken: Türkçe
Yüce kahraman; Tanrısal güçte yiğit.
Köken: Türkçe
Yüce yiğit, ulu kişi; karakteri yüksek asker.
Köken: Türkçe
Örnek, pay, hisse; ölçü, kural.
Köken: Türkçe
Vatanına bağlı olan; ülke sevgisiyle dolu yiğit.
Köken: Türkçe
Bir ideale, bir ülküye gönülden bağlı olan; milli ve manevi değerleri savunan kişi.
Köken: Türkçe
Ülküsü olan, idealist adam; hedefi yüksek olan kişi.
Köken: Türkçe
Ülküye dayanan, idealist; ülkü şafağı, hedefin aydınlığı.
Köken: Arapça
Yapılması gereken, zorunlu; vazgeçilemez olan; hukuki ve ahlaki sorumluluk.